1 Mayıs 2019 Çarşamba

Tarık Yıldızı


Tarık yıldızı Kamili Mürşid
TÂRIK-3

النَّجْمُ الثَّاقِبُ

En necmus sâkıb(sâkıbu).
(O) parlak ışığı ile karanlığı delen bir yıldızdır.

Nette sıkça Pulsarlarla ilgili olarak delil gösterilen bu Ayet acaba bize ne gösteriyordu bilimsel olarak .
Necm kelimesini Remil ile açtığımızda Jüpiter başak burcunu gösteriyordu.

Burada bize iz sürmemiz için güzel bir örnek. Acaba bu yıldız Tarık mı? Yoksa zaman içinde değişen durumlar mı işaret ediliyor?
1979 da Jüpiter başak burcundaydı. Şimdi kimine göre pulsar kimine göre karadelikler ile ilgili bilgiler Jüpiter’in bu yerleşimlerinde varmıydı !

Einstein “çekimsel mercek” diye tanımladığı etki sebebiyle, uzaydaki cisimlerin ışığı bükebileceklerini ve bir gözlemcinin tek bir kaynağa ait çok sayıda görüntü gözlemlemesinin mümkün olduğunu öne sürmüştü.8 Ancak bu etki ilk defa 1979’da “İkiz Kuazar” olarak bilinen bir kuazarda gözlemlenebildi. Kuazarlar ise ilk kez 1963 yılında, Kuran’ın indirilmesinden 14 asır sonra keşfedilmiştir. Kuran’da Nur Suresi’nin 35. ayetinde tarif edilen gök cisimlerinin konumları, nitelikleri şaşırtıcı bir şekilde günümüz bilimsel tepsitleri ile uyumludur. Bu ve diğer çok sayıdaki bilimsel mucizeler, Kuran’ın her şeyin bilgisine sahip, sonsuz ilim sahibi ve her şeyin Yaratıcısı olan Rakibimizin vahyi olduğunun açık bir delilidir.

Tarık yıldızı hitabı bu ayette bulunmuyor . Sadece Necm deniliyor .
1967 de de jupiter başak burcundaydı ..

İlk pulsar, 1967 yılında Cambridge Üniversitesi’nde bilim insanları tarafından keşfedilmiştir. CP1919 adı verilen bu pulsarın yaydığı radyo dalgalarının peryodu, 1.337 saniyeydi. Daha sonra faaliyetler ve radyo-teleskoplarla yapılan çalışmalarda tespit edilen pulsar sayısı, 300’ü bulmuştur. H. Y. Chin, R. Lynds ve S. P. Maran, “Pulsar Avcısı” olarak adlandırılan elektron,k fotoğraf makinesi ile Yengeç Pulsarı’nın periyodik aralarla enerji yayarken yaydığı ışık noktalarının seri halde resmini çekmeyi başarmışlardır. Her bir ışıma arasındaki periyot, saniyenin 30’da biridir.[1]

Pulsar, radyo dalgaları şeklinde muntazam vuruş ve akışlar yayan küçük yıldızlara verilen ad. Astronomların varsayımlarına göre bu yıldızların oluşumu, şöyledir: Milyonlarca senelik bir parlayıştan sonra nükleer yakıtını tüketen bir yıldız, önce sarsılmaya, sönmeye ve çözülmeye başlar. Kütlesi çok büyüktür. “Kırmızı dev” adı verilen bu aşamadan sonra yıldız, “beyaz cüce” hâlini alır. Bu aşamada kütlesini büyük oranda kaybetmiş; fakat büyük ölçüde de yoğunlaşmıştır. Yıldızın küçülmesi, bu aşamada da durmaz. Gitgide artan çekim sebebiyle baş döndürücü bir hız alır ve yoğunlaşmasına da aynı hızla devam eder. Sonunda bu büzülme, yıldızın eski ölçülerine göre mini mini hâle gelmesine kadar sürer. Böylece “Pulsar” denilen olağanüstü gök cisimleri ortaya çıkar. Ölçüleri de genellikle küçük bir uydunun ya da bir astreodinkiler kadar fazla değildir. Fakat yoğunluğu, aklın alamayacağı kadar büyümüştür.
Netten gerekli araştırmayı yapabilirsiniz.

Şimdi Pulsara dikkat edin. Aynı kalp gibi ritmler sergilemekte .. Tokmak sesi . Çift vuruş .Kalpte aynısını yapmakta ..

Hiç duydunuz mu bazen zikr çeken kişilerde tokmak sesleri duyulur .Ya da zil sesleri . Ve yahut arı sesine benzer sesler .
Maarifetname’de kalp ilmi kısmında geçer bu mevzu !

Karanlığı delmek !

Pulsarlarla ilgili bilgi edindi iseniz şimdi burayı okuyunuz . Her süpernovanın tam merkezinde karadelik vardır .
Ve bu delikten genç yıldızlar doğar.
İnsan kalbinde de tam ortasında kamili mürşid denilen ruh ( kara nokta ) vardır…
Delmek .Kalbi uyandırmak . Kamili mürşid…
Bazen ilahilerde def vururlar . Delmek için ..Kalbe baskı..
Şimdi neden insana küçük kainat dendiğini anladınız mı!
Alemde ne varsa insanda da vardır da ondan…
İnsanda 7 latife varsa buna siz yedi karadelik deyiniz..

Yorum Gönderme

Whatsapp Button works on Mobile Device only