12 Mayıs 2019 Pazar

Ölüm Ötesine Açılan Kapı



-          Allah, bir tek olarak anıldığında ahirete inanmayanların kalpleri daralır. Allah’tan başkaları anıldığında bakarsın sevinirler. ZÜMER 45. AYET

Ayetin ilk dizeleri dikkatli bakıldığında dikkat çeken ahiret hayatının bilinci kalpleri daralmaktan kurtardığıdır. Dünya gözüyle bakıldığında ölen toprağa girer. Maddi alemin esareti ve bu esaret bilincine sahip olanlar için mutlak kalp daralması normaldir. Zira ölüm sadece toprağa yatmaktan ibaret gibi onlara görünmektedir. Halbuki ceset toprağa girmiş olmasına rağmen ruh yaşamaktadır. Berzahta bir yaşama dahil olmuştur. Orada yatan sadece cesettir.

Ölüm ötesi toprak altı demek değildir. Ayet bunu açıkça anlatmaktadır. Ölüm sonrasında yaşam olduğuna inananlar dahi ölümü toprak altında hapsolarak adlandırmamalıdır. Aksi durum yaşarken ölüm korkusu ile başlayan haller zamanla birlikte ruhsal hastalıklara yol açar.

Cesede ölüm hasıl olduğunda ruh artık gerçek aleme intikal etmiştir.

Hz. Ömer’in “insanın ruhunun yaşarken dünyayı doldurduğunu” anlatması buna en güzel örneklerden birisidir. Ölmeden önce ölmek! İnsan dünya aleminde yaşantısında bedenini aklen silerek daha ölmeden ölüm ötesine   vakıf olmasını sağlar. Gerçek diriliş ile karşılaşır.

Hz. Muhammed Mustafa’nın SAV “Ölümü çokça anınız” sözü ayetin bizlere açıklanmasıdır. Hayır, hasenat, ibadet halinde olanın günde 20 kez ölümü ananların şehitlik makamıyla müjdelendiğini bildiren İmam Nevevi’dir. El Ezkar kitabında uzunca bu konuya değinir.

Ayet, kişiler dünyada yaşarken bedenlerinden soyutlanıp Allah’ı tek olarak anmalarının ötelere açılan bir kapı olduğunu beyan etmektedir.

Yorum Gönderme

Whatsapp Button works on Mobile Device only