1 Mayıs 2019 Çarşamba

İnandığın gibi yaşayamıyorsan, yaşadığın gibi inanırsın


Hiçbir şey yoktur ki, Onu överek tesbih etmesin

İsra 44. ayetten alıntı bu ayet bizlere tek yönlü hitap içerisinde midir, yoksa çok yönlü bir hitap şekli midir?
Hiçbir şey yok derken, tamamının onun tespit ettiği açıkça anlaşılmaktadır. Bu tesbih varlıklar açısından nasıl tezahür etmektedir?

Fotoğraf makinesinin nasıl çekim yaptığı birçok meraklısı tarafından bilinir. Kapalı bir kutu içerisinde (karanlığın) ışık, karanlık uzayda dünya (aydınlık) gibi. O karanlık bölüm ışığı saklamakta. Karanlıktan ışığa bizi ulaştıran!

Kelebeği gördünüz mü? Gözleri görmediği halde ışığa gider. Sebebi belli mi?
Karanlık bir kutu fotoğraf (ziya olur) çeker.
Karanlık uzayda, dünyada ki yaşam (ziya).

Hz Ömer’in “İnandığın gibi yaşayamıyorsan, yaşadığın gibi inanırsın” sözleri de buna ışık tutmaktadır. Bu sözlerin ona ait olup olmadığını bilemiyoruz ama yerinde bir sözdür. Yaşadığı gibi inanmak, belirsiz olarak sürüklenmektir. İnsanın inandığı gibi yaşaması ise yaşamak istediklerini fotoğraflamaktır. Foto çekemezsen yaşadığın gibi inanırsın. Yaşamın birileri tarafından idare ettirilir.

Kelebek görmediği için ışığa gidiyor. Gören gözler!

Karanlıktan ışığa!

Bu insana kendisini anlatan bir sistemin varlığını gösterir. Işığa bakan gözler kamaşır. Uzunca bakıldığında ise bilinç burada yerini bilinçaltına devreder. Tefekkür hali, Derin düşünce hâsıl olur. Bu esna yapılan akıl sorgulamaları, sorular, olaylar, istenilenler, öğrenilmesi gerekenler bilinçaltına devredilirse kısa zamanda bu soruların yanıtı bilinçaltı tarafından cevaplandırılır. Bu esna çekilen fotolar, yaşamımıza akseder.

Nakşîlerin Nefsi Natıka dediği merkez (iki kaşın ortası) harekete geçmiş demektir. Bilinmeyen bilinçaltının derin karanlığında ziyaya varmak.

Her şey tesbih halindedir.

Yorum Gönderme

Whatsapp Button works on Mobile Device only